Kısa Kısa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kısa Kısa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Ocak 2013 Perşembe


İstanbul Ekonomik Araştırmalar Derneği’nce yapılan ‘Hocaların Gözüyle 2013 Yılında Türkiye Ekonomisi Araştırması” bir hayli ilginç sonuçlar barındırıyor. 

Araştırmaya göre 2013 yılında ekonomimizi tehdit eden en önemli sorunlar işsizlik ve cari açık olacak. Toplam 331 İktisat hocasının cevapladığı ankete göre hocaların %77 ‘si 2013 senesinde küresel ekonomide bir iyileşme beklemiyor. 

Verilere göre %50 altını bu senenin en çok getiri sağlayacak yatırımı olarak görürken, %30’u hisse senedi diyor. 

Benden iletmesi... 

Hocanın söylediğini mi yaparsınız, yaptığını mı yaparsınız o size kalmış!

HOCANIN DEDİĞİNİ YAP YAPTIĞINI YAPMA!


İstanbul Ekonomik Araştırmalar Derneği’nce yapılan ‘Hocaların Gözüyle 2013 Yılında Türkiye Ekonomisi Araştırması” bir hayli ilginç sonuçlar barındırıyor. 

Araştırmaya göre 2013 yılında ekonomimizi tehdit eden en önemli sorunlar işsizlik ve cari açık olacak. Toplam 331 İktisat hocasının cevapladığı ankete göre hocaların %77 ‘si 2013 senesinde küresel ekonomide bir iyileşme beklemiyor. 

Verilere göre %50 altını bu senenin en çok getiri sağlayacak yatırımı olarak görürken, %30’u hisse senedi diyor. 

Benden iletmesi... 

Hocanın söylediğini mi yaparsınız, yaptığını mı yaparsınız o size kalmış!

2 Ocak 2013 Çarşamba


Merkez Bankamızın ülkenin en önemli sanat yatırmcılarından biri olduğunu biliyor musunuz? 

Açıklanan verilere göre, Merkez Bankası’nın kasasında 206 ton külçe altın rezervinin yanında çok önemli sanat eserleri var. Bunlar arasında Abidin Dino, Nuri İyem, Fikret Mualla ve İbrahim Çallı gibi  sanatçıların tabloları da mevcut. Bu altın rezervinin ve en az altın kadar kıymetli eserlerin yanında merkez kasamızda Osmanlı döneminden kalma yazışmalar, padişah fermanları ve tarihi hisse senetleri de bulunuyor. 

Merak edenlere; Merkez Bankası Ankara’nın Ulus semtinde bulunuyor! ;)

MERKEZDE SANAT VAR


Merkez Bankamızın ülkenin en önemli sanat yatırmcılarından biri olduğunu biliyor musunuz? 

Açıklanan verilere göre, Merkez Bankası’nın kasasında 206 ton külçe altın rezervinin yanında çok önemli sanat eserleri var. Bunlar arasında Abidin Dino, Nuri İyem, Fikret Mualla ve İbrahim Çallı gibi  sanatçıların tabloları da mevcut. Bu altın rezervinin ve en az altın kadar kıymetli eserlerin yanında merkez kasamızda Osmanlı döneminden kalma yazışmalar, padişah fermanları ve tarihi hisse senetleri de bulunuyor. 

Merak edenlere; Merkez Bankası Ankara’nın Ulus semtinde bulunuyor! ;)

22 Kasım 2012 Perşembe



6 Ağustos günü akşam Twitter’da yer alan yalan bir haber inanılmaz büyüklükte bir ekonomik etkiye neden oldu! Rus İçişleri Bakanı Vladimir Kolokoltsev adına açılmış ve sonradan sahte olduğu anlaşılan hesaptan gelen "Esad’ın öldürüldüğü" haberi zincirleme bir etki yarattı. Haber yayıldı, 30 dakika içinde petrol fiyatları 90.82 dolardan 92 dolara çıktı! Kaldıraçlı ürünlerin sık kullanıldığı emtia piyasalarında bu değişikliğin ciddi büyüklüğünü ifade etmek bir hayli zor. Dahası uzmanlar ciddi bir şekilde, Twitter’ın spekülatif bir yöntem olarak yerleşmesinden korkuyor. 

Yani “Bebek’te kahve keyfi” tweetlerinin yerini yakında “Bebek’te spekülasyon keyfi” alırsa şaşırmayalım.. 

HASHTAG: #SPEKULASYON !



6 Ağustos günü akşam Twitter’da yer alan yalan bir haber inanılmaz büyüklükte bir ekonomik etkiye neden oldu! Rus İçişleri Bakanı Vladimir Kolokoltsev adına açılmış ve sonradan sahte olduğu anlaşılan hesaptan gelen "Esad’ın öldürüldüğü" haberi zincirleme bir etki yarattı. Haber yayıldı, 30 dakika içinde petrol fiyatları 90.82 dolardan 92 dolara çıktı! Kaldıraçlı ürünlerin sık kullanıldığı emtia piyasalarında bu değişikliğin ciddi büyüklüğünü ifade etmek bir hayli zor. Dahası uzmanlar ciddi bir şekilde, Twitter’ın spekülatif bir yöntem olarak yerleşmesinden korkuyor. 

Yani “Bebek’te kahve keyfi” tweetlerinin yerini yakında “Bebek’te spekülasyon keyfi” alırsa şaşırmayalım.. 

4 Mayıs 2012 Cuma


İzmir’in Seferihisar İlçesi’nin Sığacık Mahallesi ile Yunanistan’ın Sisam Adası arasında feribot seferleri başlarken Sığacık’lı esnaf “Paranız yoksa da gelin” çağrısı yaptığı Yunanlı misafirlere veresiye defterini sonuna kadar açmış. “Onları hiç bilmedikleri veresiye defteri ile tanıştırdık” diyen yöre esnafı gerçekten komşusuna kara gün dostluğu mu yapıyor yoksa bu yeni yöntem Yunanistan’ın batışını hızlandıracak mı göreceğiz... Tek bildiğim şu, meşhur veresiye defterimiz Avrupa topraklarına ilk sıçramasını bu yolla gerçekleştiriyor! 

Artık gerisini AB düşünsün! 



YAZ YORGO'YA Bİ DAHA..


İzmir’in Seferihisar İlçesi’nin Sığacık Mahallesi ile Yunanistan’ın Sisam Adası arasında feribot seferleri başlarken Sığacık’lı esnaf “Paranız yoksa da gelin” çağrısı yaptığı Yunanlı misafirlere veresiye defterini sonuna kadar açmış. “Onları hiç bilmedikleri veresiye defteri ile tanıştırdık” diyen yöre esnafı gerçekten komşusuna kara gün dostluğu mu yapıyor yoksa bu yeni yöntem Yunanistan’ın batışını hızlandıracak mı göreceğiz... Tek bildiğim şu, meşhur veresiye defterimiz Avrupa topraklarına ilk sıçramasını bu yolla gerçekleştiriyor! 

Artık gerisini AB düşünsün! 



19 Nisan 2012 Perşembe

Geçtiğimiz aylarda Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan verilerde Kütahya ‘nın erkek nüfusunun 25.000 kişi kadar eksik çıkması “Nerde bu Kütahya’nın erkekleri?” sorusuna sebep olmuştu. Kişi başı geliri 11.613 TL olan ilimiz “Ekmeğimizi büyütemezsek paylaşan sayısını azaltırız” demiş olacak, nüfustan azımsanmayacak bir büyüklüğü adeta silmişti. Bu gizemli olay istatistik bilimi ile açıklanamayınca devreye siyasiler bile girdi ve sonunda aranan kulp bulundu. Meğerse bu 25.000 kişi kapanan okullar nedeniyle şehir dışına çıkan öğrenciler ve velileriymiş. Elma diyelim de bari ortaya çıksınlar..  

KÜTAHYA’NIN ERKEKLERİ NEREDE????

Geçtiğimiz aylarda Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan verilerde Kütahya ‘nın erkek nüfusunun 25.000 kişi kadar eksik çıkması “Nerde bu Kütahya’nın erkekleri?” sorusuna sebep olmuştu. Kişi başı geliri 11.613 TL olan ilimiz “Ekmeğimizi büyütemezsek paylaşan sayısını azaltırız” demiş olacak, nüfustan azımsanmayacak bir büyüklüğü adeta silmişti. Bu gizemli olay istatistik bilimi ile açıklanamayınca devreye siyasiler bile girdi ve sonunda aranan kulp bulundu. Meğerse bu 25.000 kişi kapanan okullar nedeniyle şehir dışına çıkan öğrenciler ve velileriymiş. Elma diyelim de bari ortaya çıksınlar..  

18 Nisan 2012 Çarşamba

Hepimizin şahit olduğu gibi TL ‘mizin yeni sembolü geçen ay içerisinde açıklandı. Kahve falı mantığıyla bir şeylere benzetmeye çalıştıysak da pek başarılı olamadık milletçe! Peki bu değişimin maliyeti ne kadar diye merak ettiniz mi peki hiç? Tedavüldeki yaklaşık 1,3 milyar adet eski banknotun yakılması, yeni banknotun basımı, ithal kağıt, mürekkep, tasarım gibi kalemlerle her bir banknot 16 kuruşa mal oluyor! Yeni sembolü bizlere sevdirme çalışmaları yani tanıtım ve reklamla birlikte tüm maliyetin 167 milyon TL’yi bulması bekleniyor. 
Neyse ne yapalım, tedavül kaçınılmazsa zevk almaya bakacağız!

TEDAVÜL KAÇINILMAZSA…

Hepimizin şahit olduğu gibi TL ‘mizin yeni sembolü geçen ay içerisinde açıklandı. Kahve falı mantığıyla bir şeylere benzetmeye çalıştıysak da pek başarılı olamadık milletçe! Peki bu değişimin maliyeti ne kadar diye merak ettiniz mi peki hiç? Tedavüldeki yaklaşık 1,3 milyar adet eski banknotun yakılması, yeni banknotun basımı, ithal kağıt, mürekkep, tasarım gibi kalemlerle her bir banknot 16 kuruşa mal oluyor! Yeni sembolü bizlere sevdirme çalışmaları yani tanıtım ve reklamla birlikte tüm maliyetin 167 milyon TL’yi bulması bekleniyor. 
Neyse ne yapalım, tedavül kaçınılmazsa zevk almaya bakacağız!

9 Nisan 2012 Pazartesi

Düşmeye başladığı anda hepimizi romantik hislere sürükleyen karın da ekonomik bir değeri ifade ettiğini, bir maliyeti olduğunu hiç düşünmüş müydünüz? Karayolları Genel Müdürlüğü’nün açıklamasına göre yolların kapanmaması ve güvenli ulaşımın sağlanması için 4.568 personel çalışıyor. Bu kış yolları açık tutabilmek için şu ana kadar 135 bin 362 ton tuz, 50 ton üre, 472 ton kimyasal tuz çözücü, 25 ton tuz eriyik, 152 bin 182 metreküp de agrega kullanılmış. Tuzlama diye bildiğimiz işlemin maliyeti 11.5 milyon TL. 

Demek ki aslında sağlıklı yaşamla "sağlıklı karayolları"nın formülü aynı: Şu tuzu azaltabilirsek rahatlayacağız!

YAĞAN KARIN MALİYETİ

Düşmeye başladığı anda hepimizi romantik hislere sürükleyen karın da ekonomik bir değeri ifade ettiğini, bir maliyeti olduğunu hiç düşünmüş müydünüz? Karayolları Genel Müdürlüğü’nün açıklamasına göre yolların kapanmaması ve güvenli ulaşımın sağlanması için 4.568 personel çalışıyor. Bu kış yolları açık tutabilmek için şu ana kadar 135 bin 362 ton tuz, 50 ton üre, 472 ton kimyasal tuz çözücü, 25 ton tuz eriyik, 152 bin 182 metreküp de agrega kullanılmış. Tuzlama diye bildiğimiz işlemin maliyeti 11.5 milyon TL. 

Demek ki aslında sağlıklı yaşamla "sağlıklı karayolları"nın formülü aynı: Şu tuzu azaltabilirsek rahatlayacağız!

26 Mart 2012 Pazartesi

Küresel kriz ve tüm borsaların içinde bulunduğu 
durumla ilgili olarak çarpıcı bir tespit bir süredir emaillerde dolaşıyor. 
Bu mail şöyle diyor: “Eğer bundan bir yıl once 1000 dolarlık Delta Havayolları hissesi satın almış olsaydınız, bugün 49 dolarınız kalacaktı. Eğer bir yıl once 1000 dolarlık AIG hissesi satın almış olsaydınız, şu anda 33 dolarınız kalacaktı, Lehman Brothers hissesi almış olsaydınız paranız tamamen sıfırlanmış olacaktı. Ama 1000 dolarlık bira tüketip aluminyum tenekelerini geri dönüştürerek bugün 214 dolarınız olurdu. Bu durumda dostlar, unutmayın, en iyi yatırım sağlam bir şekilde içip geri dönüşüm yapmaktır!” 
Bira kısmını bilemem ama hesap doğru! ;)

EN "SAĞLAM" YATIRIM BULUNDU!

Küresel kriz ve tüm borsaların içinde bulunduğu 
durumla ilgili olarak çarpıcı bir tespit bir süredir emaillerde dolaşıyor. 
Bu mail şöyle diyor: “Eğer bundan bir yıl once 1000 dolarlık Delta Havayolları hissesi satın almış olsaydınız, bugün 49 dolarınız kalacaktı. Eğer bir yıl once 1000 dolarlık AIG hissesi satın almış olsaydınız, şu anda 33 dolarınız kalacaktı, Lehman Brothers hissesi almış olsaydınız paranız tamamen sıfırlanmış olacaktı. Ama 1000 dolarlık bira tüketip aluminyum tenekelerini geri dönüştürerek bugün 214 dolarınız olurdu. Bu durumda dostlar, unutmayın, en iyi yatırım sağlam bir şekilde içip geri dönüşüm yapmaktır!” 
Bira kısmını bilemem ama hesap doğru! ;)

4 Mart 2012 Pazar


İnsan keyif aldığı işi yapmalı, para kazandığı işten zevk de almayı bilmeli deriz ya hani.. Aslında bu  sadece insanlar değil, hayvanlar için de geçerli bir durum. Dünya çapında en başarılı safkan Arap atı seçilmiş olan, şu ana kadar 68 yarış kazanmış olan  “Kafkaslı” isimli at geçtiğimiz sene ayağından sakatlanınca, ömrünün geri kalanını çiftleşerek geçirmek zorunda kalmış! Bununla da bitmiyor, Kafkaslı her çiftleşme 10 bin lira kazanıyor. Yılda ortalama 80 kere çiftleşen Kafkaslı, basit bir hesapla sahibine “yattığı yerden” yılda 800.000 lira kazandırıyor! 

BACASIZ EKONOMİ!


İnsan keyif aldığı işi yapmalı, para kazandığı işten zevk de almayı bilmeli deriz ya hani.. Aslında bu  sadece insanlar değil, hayvanlar için de geçerli bir durum. Dünya çapında en başarılı safkan Arap atı seçilmiş olan, şu ana kadar 68 yarış kazanmış olan  “Kafkaslı” isimli at geçtiğimiz sene ayağından sakatlanınca, ömrünün geri kalanını çiftleşerek geçirmek zorunda kalmış! Bununla da bitmiyor, Kafkaslı her çiftleşme 10 bin lira kazanıyor. Yılda ortalama 80 kere çiftleşen Kafkaslı, basit bir hesapla sahibine “yattığı yerden” yılda 800.000 lira kazandırıyor! 

13 Şubat 2012 Pazartesi

İnsanoğlunun para sevgisi gün geçmiyor ki yeni bir boyut kazanmasın.. Japonya’da yapılan bir araştırma “Para insanı mutlu eder mi?” tartışmasına herhalde bir nokta koyacak artık. Bahsi geçen çalışmada Japonyalı bilim adamları çok sayıda işçinin çalıştığı ortama taze basılmış banknot kokusu vermişler. İşin ilginci, banknot kokusu verildiğinde işçilerin daha verimli çalıştıkları tespit edilmiş! Bu çalışmadan feyz alan Amerikalı girişimci Patrick McCarthy ise konuyu bir başka noktaya taşımış ve “Money” markalı ABD Doları kokusu taşıyan bir parfüm üretmiş! Şişesi 35 dolardan satılan parfümü alanlar kendilerini gerçek bir milyoner gibi hissetsinler diye girişimci, tedavülden kalkmış 500 dolarlık banknot parçalarını da parfüm şişesine koymayı ihmal etmemiş! Ciddi satışlar yakalayan parfümün erkek ve kadın versiyonları bulunuyormuş. Erkeklerdeki para hırsı için söylenebilecek çok fazla birşey yok gerçi ama, benim kişisel fikrim, kadın versiyonunda pekala yeni ayakkabı kokusu ya da tektaş pırlanta kokusu (!) da denenebilirdi.

PARANIN KOKUSU, ZÜĞÜRDÜN ÇENESİ..

İnsanoğlunun para sevgisi gün geçmiyor ki yeni bir boyut kazanmasın.. Japonya’da yapılan bir araştırma “Para insanı mutlu eder mi?” tartışmasına herhalde bir nokta koyacak artık. Bahsi geçen çalışmada Japonyalı bilim adamları çok sayıda işçinin çalıştığı ortama taze basılmış banknot kokusu vermişler. İşin ilginci, banknot kokusu verildiğinde işçilerin daha verimli çalıştıkları tespit edilmiş! Bu çalışmadan feyz alan Amerikalı girişimci Patrick McCarthy ise konuyu bir başka noktaya taşımış ve “Money” markalı ABD Doları kokusu taşıyan bir parfüm üretmiş! Şişesi 35 dolardan satılan parfümü alanlar kendilerini gerçek bir milyoner gibi hissetsinler diye girişimci, tedavülden kalkmış 500 dolarlık banknot parçalarını da parfüm şişesine koymayı ihmal etmemiş! Ciddi satışlar yakalayan parfümün erkek ve kadın versiyonları bulunuyormuş. Erkeklerdeki para hırsı için söylenebilecek çok fazla birşey yok gerçi ama, benim kişisel fikrim, kadın versiyonunda pekala yeni ayakkabı kokusu ya da tektaş pırlanta kokusu (!) da denenebilirdi.

Düğünü -nedense- tüm dünyada milyonlarca kişi tarafından nefesler tutularak izlenen Prens William’ın hanımı, global gelin Kate Middleton, Volkswagen Golf marka arabasını E-bay’de satılığa çıkarmış. Buraya kadar herşey normal, koskoca düşes, sarayın tüm araçları emrine amadeyken hepimizin satın alabileceği dünyevi bir arabaya binecek değil ya.. Ancak ilginç olan ilanda dikkat çeken minik bir detay. Detay bilgilerinde aracın, içinde bulunan bir çift gümüş kol düğmesiyle satılık olduğu belirtiliyor. Medya şimdiden kol düğmelerinin Prense ait olduğu haberini geçti bile. Bu da aracın normal değerinin birkaç katına satılığa çıkmasını haklı çıkarıyor. Bayan Middleton’ın nasıl bir prenses oalcağı tartışıladursun, harika bir pazarlamacı olduğu kesin..

DÜŞESTEN - AZ KULLANILMIŞ


Düğünü -nedense- tüm dünyada milyonlarca kişi tarafından nefesler tutularak izlenen Prens William’ın hanımı, global gelin Kate Middleton, Volkswagen Golf marka arabasını E-bay’de satılığa çıkarmış. Buraya kadar herşey normal, koskoca düşes, sarayın tüm araçları emrine amadeyken hepimizin satın alabileceği dünyevi bir arabaya binecek değil ya.. Ancak ilginç olan ilanda dikkat çeken minik bir detay. Detay bilgilerinde aracın, içinde bulunan bir çift gümüş kol düğmesiyle satılık olduğu belirtiliyor. Medya şimdiden kol düğmelerinin Prense ait olduğu haberini geçti bile. Bu da aracın normal değerinin birkaç katına satılığa çıkmasını haklı çıkarıyor. Bayan Middleton’ın nasıl bir prenses oalcağı tartışıladursun, harika bir pazarlamacı olduğu kesin..

8 Şubat 2012 Çarşamba

Vergi vermek hepimizin malumu olduğu üzere, kutsal bir görev. Ama tarihte öyle vergiler var ki, kutsallığı kadar anlamı da tartışılır.. Mesela;

İkinci koca vergisi: İspanya’da 14. yüzyılda ikinci evliliğini yapan kadınlardan vergi alındı. 
Peruk vergisi:  Venedik’te 15. yüzyılda kayıtlara geçen bu olay en ilginç vergiler arasında yer aldı. Kafaya takılan her peruktan vergi alındı. 
Vaftiz vergisi: Avrupa’da kral ve prenslerin vaftiz edilen çocuklarından da vergi alınıyordu.
Teker izi vergisi:  Avrupalılar o dönemde de o kadar buşcuydular ki öküz arabalarının teker izinden bile vergi alınmış.
Çizme vergisi: 18. yüzyılda Prusya kralı 2. Frederick, çizmelerden vergi alınmasını emretti ve çizme vergisi toplattı.
Sakal vergisi: Rus Çarları ise sakallılardan özel vergi tahsil ettirdi. Köselerin zengin olduğu yıllar…
Baca vergisi: Aynı dönemlerde Polonyalılar da baca vergisi ile uğraşıyordu. Halk vergi ödememek ıçin bacalarını yıktı.
Bıyık vergisi: Uruguay’ın Durazno kent meclisi 1867 yılında erkeklere bıyık vergisi koydu. Bıyığın her santimi ıçin 2 peso alındı. Ancak sert tepkilerle karşılaşınca verginin ömrü kısa sürdü.

ÇİÇEKLER SEVGİ İLE, ÜLKELER VERGİ İLE..

Vergi vermek hepimizin malumu olduğu üzere, kutsal bir görev. Ama tarihte öyle vergiler var ki, kutsallığı kadar anlamı da tartışılır.. Mesela;

İkinci koca vergisi: İspanya’da 14. yüzyılda ikinci evliliğini yapan kadınlardan vergi alındı. 
Peruk vergisi:  Venedik’te 15. yüzyılda kayıtlara geçen bu olay en ilginç vergiler arasında yer aldı. Kafaya takılan her peruktan vergi alındı. 
Vaftiz vergisi: Avrupa’da kral ve prenslerin vaftiz edilen çocuklarından da vergi alınıyordu.
Teker izi vergisi:  Avrupalılar o dönemde de o kadar buşcuydular ki öküz arabalarının teker izinden bile vergi alınmış.
Çizme vergisi: 18. yüzyılda Prusya kralı 2. Frederick, çizmelerden vergi alınmasını emretti ve çizme vergisi toplattı.
Sakal vergisi: Rus Çarları ise sakallılardan özel vergi tahsil ettirdi. Köselerin zengin olduğu yıllar…
Baca vergisi: Aynı dönemlerde Polonyalılar da baca vergisi ile uğraşıyordu. Halk vergi ödememek ıçin bacalarını yıktı.
Bıyık vergisi: Uruguay’ın Durazno kent meclisi 1867 yılında erkeklere bıyık vergisi koydu. Bıyığın her santimi ıçin 2 peso alındı. Ancak sert tepkilerle karşılaşınca verginin ömrü kısa sürdü.

Türkiye’nin üçüncü çeyrekte açıkladığı beklenmedik büyüme rakamları yurtiçinde olduğu kadar, yurtdışında da tartışılıyor. Az olsun, bizim olsun düşüncesiyle batık ülkelere bile Türkiye’nin bir hayli üstünde kredi notu vermeyi alışkanlık haline getiren Avrupalı finans otoriteleri “Türkiye’nin ekonomik ilerlemesi, ne destekçilerinin iddia ettiği gibi etkileyici, ne de eleştirenlerin söylediği gibi tehlikeli bir durumda” diyor. Açıklamanın sahibi İngiltere merkezli Financial Times gazetesi “Türkiye bir Asya kaplanı değil ama Anadolu kedisi” gibi anlaşılması güç bir yorumla devam ediyor ve “Türkler krize dayanıklı ve alışık” diye bitiyor. Ayı, boğa derken kedi de ekonomik literatüre sıkı bir giriş yaptı anlaşılan..

BİR ASLAN MİYAV DEDİ

Türkiye’nin üçüncü çeyrekte açıkladığı beklenmedik büyüme rakamları yurtiçinde olduğu kadar, yurtdışında da tartışılıyor. Az olsun, bizim olsun düşüncesiyle batık ülkelere bile Türkiye’nin bir hayli üstünde kredi notu vermeyi alışkanlık haline getiren Avrupalı finans otoriteleri “Türkiye’nin ekonomik ilerlemesi, ne destekçilerinin iddia ettiği gibi etkileyici, ne de eleştirenlerin söylediği gibi tehlikeli bir durumda” diyor. Açıklamanın sahibi İngiltere merkezli Financial Times gazetesi “Türkiye bir Asya kaplanı değil ama Anadolu kedisi” gibi anlaşılması güç bir yorumla devam ediyor ve “Türkler krize dayanıklı ve alışık” diye bitiyor. Ayı, boğa derken kedi de ekonomik literatüre sıkı bir giriş yaptı anlaşılan..

22 Ocak 2012 Pazar

Bilkent İktisat Bölümü'nden Doç. Hakan Berument ile Merkez Bankası'ndan Eray Yücel’in yaptığı araştırmada futboldaki  Avrupa zaferleriyle Sanayi üretimi arasındaki ilişki araştırılmış. Türk takımlarının 1989 ile 2002 arasındaki bütün maçlarını inceleyip Türkiye İstatistik Kurumu'nun sanayi üretimi verileriyle karşılaştıran akademisyenler elde ettikleri sonuçları bir çalışmada toplamış. İkilinin araştırması, sonuç olarak Beşiktaş'ın üretim artışına katkısının daha fazla olduğunu ortaya koyuyor. Araştırmada Beşiktaş'ın sadece Avrupa değil İnönü Stadı galibiyetlerinin de sanayi üretimi artışına fazladan etkisi görülüyor. İnönü Stadı'ndan alınan bir galibiyet sanayi üretimindeki artışı yüzde 0.15 oranında artırıyor. Bunun en önemli sebebi olarak da, Beşiktaş seyircisinin sanayi üretimiyle birebir ilişkideki mavi yakalılar olması gösteriliyor.

ÇARŞI, KÖTÜ EKONOMİYE KARŞI!

Bilkent İktisat Bölümü'nden Doç. Hakan Berument ile Merkez Bankası'ndan Eray Yücel’in yaptığı araştırmada futboldaki  Avrupa zaferleriyle Sanayi üretimi arasındaki ilişki araştırılmış. Türk takımlarının 1989 ile 2002 arasındaki bütün maçlarını inceleyip Türkiye İstatistik Kurumu'nun sanayi üretimi verileriyle karşılaştıran akademisyenler elde ettikleri sonuçları bir çalışmada toplamış. İkilinin araştırması, sonuç olarak Beşiktaş'ın üretim artışına katkısının daha fazla olduğunu ortaya koyuyor. Araştırmada Beşiktaş'ın sadece Avrupa değil İnönü Stadı galibiyetlerinin de sanayi üretimi artışına fazladan etkisi görülüyor. İnönü Stadı'ndan alınan bir galibiyet sanayi üretimindeki artışı yüzde 0.15 oranında artırıyor. Bunun en önemli sebebi olarak da, Beşiktaş seyircisinin sanayi üretimiyle birebir ilişkideki mavi yakalılar olması gösteriliyor.
Bu satırların düzenli okuyucuları hatırlayacaktır, geçtiğimiz yıl içerisinde komşu Yunanistan’ın ekonomisini enine boyuna incelemiş, sonuçta ülke ekonomisi bu şekilde gitmeye devam ederse ülkenin adalarından başlayarak bazı tabiat güzelliklerini elden çıkarma yoluna gidebileceğini söylemiştik. Hatta yazının sonunda yakında para birleştirip 12 adalara girebiliriz demiştik. Şaka gerçek oldu. Sevinsek mi üzülsek mi bilemediğimiz bir gelişme yaşanıyor. Geçtiğimiz ay içerisinde CNR EXPO’da düzenlenen fuarda Yunanistan Adaları’nda ciddi emlak fırsatları potansiyel alıcılarla buluştu. Özellikle Santorini gibi turistik adalarda ciddi emlak satışları yaşanıyor. Para birleştirip adaya grime kavramı gerçek oluyor...
  

PARA BİRLEŞTİRİP ADAYA GİRMEK?

Bu satırların düzenli okuyucuları hatırlayacaktır, geçtiğimiz yıl içerisinde komşu Yunanistan’ın ekonomisini enine boyuna incelemiş, sonuçta ülke ekonomisi bu şekilde gitmeye devam ederse ülkenin adalarından başlayarak bazı tabiat güzelliklerini elden çıkarma yoluna gidebileceğini söylemiştik. Hatta yazının sonunda yakında para birleştirip 12 adalara girebiliriz demiştik. Şaka gerçek oldu. Sevinsek mi üzülsek mi bilemediğimiz bir gelişme yaşanıyor. Geçtiğimiz ay içerisinde CNR EXPO’da düzenlenen fuarda Yunanistan Adaları’nda ciddi emlak fırsatları potansiyel alıcılarla buluştu. Özellikle Santorini gibi turistik adalarda ciddi emlak satışları yaşanıyor. Para birleştirip adaya grime kavramı gerçek oluyor...
  
Dünyada tüm ülkeler vatandaşlarının sağlık koşullarını iyileştirmeye çalışadursun Rusya’dan ekonomik durgunluk için inanılmaz bir reçete geldi! Rusya Maliye Bakanı Aleksey Kudrin vatandaşlarından ekonomiyi canlandırmak için daha fazla alkol tüketmelerini ve sigara içmelerini istedi! Bakan, sosyal ihtiyaçların daha rahat karşılanabilmesi için vergi gelirlerinin artması gerektiğine dikkat çekerken, bunu  da tabii ki ülkenin en favori kalemleri arasında gelen alkol ve sigaraya dayandırıyor. "İnsanlar anlamalı; daha fazla alkol almak, daha fazla sigara içmek devlete daha fazla yardım anlamına geliyor" diyen Bakan Kudrin sözlerini "Eğer bir paket sigara içerseniz, sosyal problemlerin çözümüne daha fazla katkı sağlıyorsunuz demektir.” şeklinde sürdürmüş. 

Saçma ekonomik paketler deyince çok iddialı olabilecek bir memleketin çocuklarıyız ama bu kadar saçmasını biz bile duymamıştık! Bu arada Rusya, dünyada en çok alkol ve sigara tüketen ülke. Erkeklerin yüzde 65'i sigara kullanıyor. Ayrıca resmi rakamlara göre  Ruslar büyük çoğunluğu vodka olmak üzere kişi başı yıllık ortalama 18 litre alkol tüketiyor. Daha acısı bu zihni sinir projenin uygulanılmak istendiği ülkede yılda tam 500.000 kişi alkol ve sigaranın neden olduğu hastalıkalrdan dolayı yaşamını yitiriyor.

1 NİSAN ŞAKASI DEĞİL, EKONOMİK REÇETE !

Dünyada tüm ülkeler vatandaşlarının sağlık koşullarını iyileştirmeye çalışadursun Rusya’dan ekonomik durgunluk için inanılmaz bir reçete geldi! Rusya Maliye Bakanı Aleksey Kudrin vatandaşlarından ekonomiyi canlandırmak için daha fazla alkol tüketmelerini ve sigara içmelerini istedi! Bakan, sosyal ihtiyaçların daha rahat karşılanabilmesi için vergi gelirlerinin artması gerektiğine dikkat çekerken, bunu  da tabii ki ülkenin en favori kalemleri arasında gelen alkol ve sigaraya dayandırıyor. "İnsanlar anlamalı; daha fazla alkol almak, daha fazla sigara içmek devlete daha fazla yardım anlamına geliyor" diyen Bakan Kudrin sözlerini "Eğer bir paket sigara içerseniz, sosyal problemlerin çözümüne daha fazla katkı sağlıyorsunuz demektir.” şeklinde sürdürmüş. 

Saçma ekonomik paketler deyince çok iddialı olabilecek bir memleketin çocuklarıyız ama bu kadar saçmasını biz bile duymamıştık! Bu arada Rusya, dünyada en çok alkol ve sigara tüketen ülke. Erkeklerin yüzde 65'i sigara kullanıyor. Ayrıca resmi rakamlara göre  Ruslar büyük çoğunluğu vodka olmak üzere kişi başı yıllık ortalama 18 litre alkol tüketiyor. Daha acısı bu zihni sinir projenin uygulanılmak istendiği ülkede yılda tam 500.000 kişi alkol ve sigaranın neden olduğu hastalıkalrdan dolayı yaşamını yitiriyor.


MasterCard tarafından yaptırılan MasterIndex araştırması, “Elinize fazladan 40 bin lira geçse nasıl değerlendirirsiniz?” sorusuna Türkiye’nin 11 ilinde cevap aramış. Araştırmaya katılanların yüzde 19’u “ev alırım”, yüzde 15’i “otomobil alırım” ve yüzde 9’u “altına yatırım yaparım” yanıtını vermiş. Daha ilginci ise, uzunca bir süredir düzenli olan yapılan araştırmada son 5 senedir ilk sırada hep ev alma isteğinin bulunması. Diğer seçenekler yer değiştirse bile ev alma isteği birinciliği kimselere kaptırmıyor. “Ev alma komşu al” atasözü yakında “Ev de al, komşu da al” şeklinde değişecek anlaşılan...

ÖNCE EV!


MasterCard tarafından yaptırılan MasterIndex araştırması, “Elinize fazladan 40 bin lira geçse nasıl değerlendirirsiniz?” sorusuna Türkiye’nin 11 ilinde cevap aramış. Araştırmaya katılanların yüzde 19’u “ev alırım”, yüzde 15’i “otomobil alırım” ve yüzde 9’u “altına yatırım yaparım” yanıtını vermiş. Daha ilginci ise, uzunca bir süredir düzenli olan yapılan araştırmada son 5 senedir ilk sırada hep ev alma isteğinin bulunması. Diğer seçenekler yer değiştirse bile ev alma isteği birinciliği kimselere kaptırmıyor. “Ev alma komşu al” atasözü yakında “Ev de al, komşu da al” şeklinde değişecek anlaşılan...

“Borsada her zaman iyi hikayeler anlatılır” der kurt borsacılar ki son derece doğrudur. Hep kazananların hikayelerinin ballandırıla ballandırıla, kimi zaman bire bin katılarak anlatıldığı bir sanal tarafı da vardır  piyasaların. Tatsız tarafını da benden duyun öyleyse;  İSMMMO’nun “İMKB ve Mağdur Yatırımcı” raporunda, İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’nın (İMKB) kuruluşundan bugüne geçen 26 yılda 55 şirketin hissesinin işleme kapatılırken, sayıları 400 bini bulan küçük yatırımcıların yaklaşık 1 milyar dolar zarar ettiği belirtiliyor. Sadece işleme kapatılan hisselerin mağdur ettiği yatırımcı sayısı 400.000 civarında.

BORSANIN TATSIZ YÜZÜ

“Borsada her zaman iyi hikayeler anlatılır” der kurt borsacılar ki son derece doğrudur. Hep kazananların hikayelerinin ballandırıla ballandırıla, kimi zaman bire bin katılarak anlatıldığı bir sanal tarafı da vardır  piyasaların. Tatsız tarafını da benden duyun öyleyse;  İSMMMO’nun “İMKB ve Mağdur Yatırımcı” raporunda, İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’nın (İMKB) kuruluşundan bugüne geçen 26 yılda 55 şirketin hissesinin işleme kapatılırken, sayıları 400 bini bulan küçük yatırımcıların yaklaşık 1 milyar dolar zarar ettiği belirtiliyor. Sadece işleme kapatılan hisselerin mağdur ettiği yatırımcı sayısı 400.000 civarında.

Farmville oyununu artık hepimiz biliyoruz. Facebook’tan çıkıp tüm dünyayı kasıp kavuran bu oyunun çok basit bir mantığı var: Çiftliğinizi kurup ürünlerinizi büyüterek puan toplamak. Farmville trendi öyle bir hal aldı ki sanal dünyadan gerçek dünyaya taştı, Farmville marka çiftlik ürünleri çıktı, bu markayı taşıyan gerçek ürün isimlerini tescil ettirmek için büyük paralar sayıldı.. Ama sanırım en ilginci yine güzel ülkemizde yaşandı. 


Farmville’den ilham alan girişimci Beykoz Belediyesi, Beykoz’da tarım yapmaya müsait 50 metrekarelik minik çiftlikler kiraya vermeye başladı. Gelen talebe yetişemediğini belirten belediye, çiftlik sayısını 2, hatta 3 katına artırmak istediğini belirtiyor. Bize de bu girişimcilik karşısında hep birlikte “Beğen” butonuna  basmak düşer!


FARMVILLE, BEYKOZ’A TAŞTI!

Farmville oyununu artık hepimiz biliyoruz. Facebook’tan çıkıp tüm dünyayı kasıp kavuran bu oyunun çok basit bir mantığı var: Çiftliğinizi kurup ürünlerinizi büyüterek puan toplamak. Farmville trendi öyle bir hal aldı ki sanal dünyadan gerçek dünyaya taştı, Farmville marka çiftlik ürünleri çıktı, bu markayı taşıyan gerçek ürün isimlerini tescil ettirmek için büyük paralar sayıldı.. Ama sanırım en ilginci yine güzel ülkemizde yaşandı. 


Farmville’den ilham alan girişimci Beykoz Belediyesi, Beykoz’da tarım yapmaya müsait 50 metrekarelik minik çiftlikler kiraya vermeye başladı. Gelen talebe yetişemediğini belirten belediye, çiftlik sayısını 2, hatta 3 katına artırmak istediğini belirtiyor. Bize de bu girişimcilik karşısında hep birlikte “Beğen” butonuna  basmak düşer!


Aralık ayında hatırlarsınız, piyango ve piyango merakıyla ilgili bir yazı kaleme almış, bununla da kalmayıp potansiyel talihlimize bazı ilginç yatırım önerilerinde bulunmuştum.Yılbaşı geçti, çekilişler yapıldı, bazı talihliler şans güvercinin taaruzuna maruz kalıp zengin oldu. Ama her çekilişte daha da zengin olan biri var: Şans Güvercini’nin bizzat kendisi! 

Spor Toto Teşkilat Başkanlığı, 2010 yılında 3 milyar 746 milyon TL ciroya ve yüzde 34’lük "rekor" büyümeye imza atarak spor organizasyonları arasında dünya ikincisi oldu. 

Göğsümüz kabarırken cebimiz de biraz kabarsaydı fena olmazdı, ne dersiniz?

ŞANS GÜVERCİNİNİ ZENGİN ETMEK!

Aralık ayında hatırlarsınız, piyango ve piyango merakıyla ilgili bir yazı kaleme almış, bununla da kalmayıp potansiyel talihlimize bazı ilginç yatırım önerilerinde bulunmuştum.Yılbaşı geçti, çekilişler yapıldı, bazı talihliler şans güvercinin taaruzuna maruz kalıp zengin oldu. Ama her çekilişte daha da zengin olan biri var: Şans Güvercini’nin bizzat kendisi! 

Spor Toto Teşkilat Başkanlığı, 2010 yılında 3 milyar 746 milyon TL ciroya ve yüzde 34’lük "rekor" büyümeye imza atarak spor organizasyonları arasında dünya ikincisi oldu. 

Göğsümüz kabarırken cebimiz de biraz kabarsaydı fena olmazdı, ne dersiniz?